Çekmeköy Veteriner Kliniği Petopia’da tamamen kurumsal bir yapı içinde veterinerlik hizmetlerinden yararlanabilirsiniz.

    Subtotal ₺0.00

    View cartRandevuyu Onayla

    Kedilerde FİP Hastalığı

    Kedilerde FİP hastalığı rehberi kapak görseli – Veteriner Hekim rehberliğinde FİP teşhis ve tedavi yol haritası

    FİP (Feline Enfeksiyöz Peritonit), kedilerde yaygın ve çoğunlukla zararsız seyreden kedi koronavirüsünün (FCoV) kedinin vücudunda mutasyona uğramasıyla gelişen ciddi bir hastalıktır. Kediden kediye bulaşan FİP değil, koronavirüstür. Eskiden ölümcül kabul edilen FİP, bugün birçok kedide antiviral ilaçlarla tedavi edilebiliyor. Erken teşhis, tedavinin başarısını doğrudan etkiler.

    Bu rehberde FİP’in ne olduğunu, hangi belirtilerle kendini gösterdiğini, nasıl teşhis edildiğini ve tedavi sürecinin nasıl işlediğini adım adım anlatıyoruz.

    Kedinizde birkaç gündür düşmeyen ateş, iştahsızlık, kilo kaybı ya da karında şişlik fark ettiyseniz, okumaya devam etmeden önce Petopia Çekmeköy Veteriner Kliniği’ni arayın. FİP’te zaman, tedavinin seyrini belirleyen en önemli etkenlerden biri.

    Kedi koronavirüsünün (FCoV) mutasyona uğrayarak FİP virüsüne dönüşüm biyolojisini gösteren şema

    FİP’in kaynağı, kedilerde çok yaygın olan kedi koronavirüsüdür (FCoV). Bu virüs özellikle birden fazla kedinin birlikte yaşadığı evlerde, barınaklarda ve üretim yerlerinde sık görülür. Kediler virüsü çoğunlukla ortak kullanılan kum kabından, dışkı yoluyla alır.

    FCoV çoğu kedide ya hiç belirti vermez ya da geçici, hafif bir ishale yol açar. Kedilerin büyük kısmı bu virüsü taşıdığını belli etmeden hayatına devam eder.

    Sorun, virüsün az sayıda kedide vücut içinde mutasyona uğramasıyla başlar. Mutasyona uğrayan virüs artık bağırsakla sınırlı kalmaz. Makrofaj adı verilen bağışıklık hücrelerinin içine girer ve onlarla birlikte vücuda yayılır. Kedinin bağışıklık sistemi buna aşırı bir iltihap tepkisiyle karşılık verir. FİP’in belirtileri, büyük ölçüde bu tepkinin damarlarda ve organlarda yarattığı hasardan kaynaklanır.

    Özellik
    Kedi koronavirüsü (FCoV)
    FİP
    Ne kadar yaygın?
    Çok yaygın, özellikle çok kedili ortamlarda
    Virüsü taşıyan kedilerin küçük bir kısmında gelişir
    Belirtiler
    Çoğunlukla yok ya da hafif ishal
    Düşmeyen ateş, iştahsızlık, kilo kaybı, karında veya göğüste sıvı, organ tutulumu
    Nasıl Oluşur?
    Dışkı yoluyla kediden kediye bulaşır
    Virüs, kedinin kendi vücudunda mutasyona uğrar
    Seyri
    Genellikle ciddi bir soruna yol açmaz
    Tedavi edilmezse hayatı tehdit eder

    Pet Sahibine Not:
    Koronavirüs antikor testi pozitif çıkan bir kedi FİP hastası demek değildir. Bu sonuç yalnızca kedinizin bir noktada kedi koronavirüsüyle karşılaştığını gösterir. FİP tanısı tek bir testle konmaz. Muayene, kan tahlilleri ve gerekirse sıvı analizi birlikte değerlendirilir.

    FİP Bulaşıcı mı, İnsanlara Geçer mi?

    Kediden kediye bulaşan koronavirüstür, FİP değildir. Mutasyon her kedinin kendi vücudunda ayrı ayrı gelişir. Bu yüzden FİP tanısı alan bir kediyle aynı evde yaşayan diğer kedilerin de FİP olacağı söylenemez. Yine de aynı ortamı paylaşan kediler büyük ihtimalle koronavirüsle karşılaşmıştır. Bu durumda neler yapabileceğinizi [Evde başka kedi varsa ne yapmalı?] bölümünde bulabilirsiniz.

    FİP ve kedi koronavirüsü insanlara ya da köpeklere bulaşmaz. Kedi koronavirüsü, COVID-19’a yol açan virüsle aynı aileden olsa da ondan tamamen farklı bir virüstür.

    FİP Hangi Kedilerde Daha Sık Görülür?

    FİP her yaşta görülebilir, ama vakaların çoğu iki yaşından küçük kedilerde ortaya çıkar. Birden fazla kedinin bir arada yaşadığı ortamlar ve yeni eve taşınma, ameliyat ya da kalabalık gibi stresli dönemler riski artırabilir. Bazı safkan ırklarda yatkınlığın daha sık olduğu bildirilmektedir.

    Hangi kedide mutasyonun gelişeceğini önceden bilmek mümkün değil. Bu nedenle FİP, bakımı özenle yapılan ve sağlıklı görünen kedilerde de ortaya çıkabilir. Kedinize FİP tanısı konduysa, bu sizin bir ihmalinizin sonucu değildir.

    Kedinizde FİP Olduğu Nasıl Anlaşılır? Ne Zaman Veterinere Gitmelisiniz?

    Kedilerde FİP belirtileri için aciliyet seviyeleri ve veterinere başvuru triyaj matrisi

    FİP’in ilk belirtileri pek çok başka hastalıkta da görülür. Bu yüzden tek bir belirti, kedinizin FİP olduğu anlamına gelmez. Dikkat edilmesi gereken, belirtilerin birlikte görülmesi, günler içinde düzelmemesi ve giderek artmasıdır.

    İlk Dönemde Görülen Belirtiler

    FİP çoğu zaman sinsi başlar. İlk haftalarda şu belirtiler görülebilir:

    • Birkaç gündür devam eden, inip çıkan ve antibiyotik tedavisine yanıt vermeyen ateş
    • İştahın azalması, mamayı koklayıp bırakma
    • Halsizlik, oyuna ilginin azalması, daha çok uyuma
    • Yavru kedilerde kilo alamama ya da büyümenin durması
    • Tüylerin matlaşması ve kedinin kendini temizlemeyi bırakması

    Bu dönemde belirtiler hafif olduğu için çoğu zaman gözden kaçar. Yavru kedilerde kilo alımını [düzenli kontrollerde] takip etmek, ilk işareti yakalamanın en kolay yollarından biridir.

    Hastalık İlerledikçe Neler Değişir?

    İlerleyen dönemde belirtiler FİP’in formuna göre ayrışmaya başlar. Karında şişlik, nefes almada zorluk, göz akında ve diş etlerinde sararma, gözde renk değişikliği ya da denge kaybı görülebilir. Hangi belirtinin hangi forma işaret ettiğini [FİP’in formları ve belirtileri] bölümünde ayrıntılı anlattık.

    Klinik Gözlemimiz:
    Kliniğimizde tedavi ettiğimiz çok sayıda FİP vakasında, tedaviye erken başlanan kedilerin daha hızlı iyileştiğini gözlemledik. Belirtiler hafifken yapılan bir muayene, tedavinin seyrini belirgin şekilde değiştirebilir.

    Hangi Durumda Ne Kadar Beklemeden Başvurmalısınız?

    Kedinizde gözlemlediğiniz
    Ne yapmalısınız?
    Birkaç gündür hafif iştahsızlık ve halsizlik
    Birkaç gün içinde muayene planlayın
    Düşmeyen ateş, kilo kaybı, özellikle yavru bir kedide
    Beklemeden, aynı gün ya da ertesi gün muayeneye getirin
    Hızlı ya da ağzı açık nefes alma, hızla büyüyen karın şişliği, nöbet, yürüyememe, bir günden uzun süredir hiç yememe
    Hemen kliniğe başvurun, bu bir acil durumdur

    Petopia Çekmeköy Veteriner Kliniği her gün 11:00-20:00 arasında açık. Kedinizde yukarıdaki acil belirtilerden birini görürseniz hemen arayın. Mesai dışındaki acil durumlarda da  sizi 7/24 hizmet veren Ümraniye şubemize yönlendiriyoruz. Acil vakalarda nasıl çalıştığımızı [acil müdahale] sayfamızda bulabilirsiniz.

    FİP’in Formları ve Belirtileri

    FİP, virüsün vücutta nerede iltihap oluşturduğuna göre farklı şekillerde kendini gösterir. Veteriner hekimler bunu iki ana forma ayırır: vücut boşluklarında sıvı biriken ıslak form ve sıvı birikmeden organları etkileyen kuru form. Kuru formda sinir sistemi ya da gözler de etkilenebilir.

    Bu ayrım kesin sınırlarla ilerlemez. Bir kedide iki formun belirtileri birlikte görülebilir, kuru formla başlayan hastalık zamanla ıslak forma dönebilir.

    Islak FİP Belirtileri

    Islak formda iltihaplanan damarlardan sızan sıvı karın ya da göğüs boşluğunda birikir. Hekimler bu sıvı birikimine efüzyon der. Bu form genellikle daha hızlı ilerler ve belirtileri daha kısa sürede belirginleşir.

    • Karında giderek büyüyen, genellikle ağrısız bir şişlik
    • Göğüste sıvı biriktiğinde hızlı ya da zorlanarak nefes alma
    • Düşmeyen ateş, iştahsızlık ve halsizlik
    • Karın büyürken sırt ve kalça bölgesindeki kasların erimesi, omurganın belirginleşmesi

    Göğüste sıvı birikmesine bağlı nefes darlığı her zaman acil bir durumdur. Böyle bir durumda beklemeden kliniğe başvurun.

    Pet Sahibine Not:
    Karındaki şişlik her zaman kilo alma ya da parazit belirtisi değildir. Kedinizin karnı büyürken sırtı ve kalçası inceliyorsa, yani vücudun geri kalanı kilo veriyorsa, bu durumu mutlaka veteriner hekiminize gösterin.

    Kuru FİP Belirtileri

    Kuru formda sıvı birikmez. Bunun yerine böbrek, karaciğer, bağırsaklar ve lenf düğümleri gibi organlarda küçük iltihap odakları oluşur. Belirtiler hangi organın etkilendiğine göre değişir. Bu yüzden kuru FİP’i tanımak ıslak forma göre daha zordur.

    • Haftalarca inip çıkan ateş
    • Yavaş ama sürekli kilo kaybı ve iştahsızlık
    • Göz akında, kulak içinde ya da diş etlerinde sararma
    • Soluk diş etleri
    • Halsizlik ve genel durgunluk

    Kuru form genellikle daha sinsi ilerler. Belirtiler aylarca belirsiz kalabilir.

    Nörolojik FİP Belirtileri

    Kuru formda iltihap beyni ya da omuriliği etkilerse nörolojik belirtiler ortaya çıkar. Kedinin dengesini kaybetmesine hekimler ataksi der ve bu, nörolojik FİP’in en sık görülen belirtilerinden biridir.

    • Yürürken sendeleme, özellikle arka bacaklarda güçsüzlük ve dengesizlik
    • Yüksek yerlere atlayamama
    • Başta titreme ya da kafayı bir yana eğik tutma
    • Nöbet geçirme
    • Davranış değişiklikleri, ortamı tanımıyor gibi görünme

    Nörolojik FİP de diğer kedilere bulaşmaz. Bulaşma konusunda geçerli olan kural bu form için de aynıdır.

    Gözü Etkileyen FİP Belirtileri

    FİP gözün iç katmanlarında iltihaba yol açabilir. Bu iltihaba üveit denir. Göz belirtileri çoğunlukla kuru formla birlikte görülür ve bazen hastalığın ilk fark edilen işareti olur.

    • Gözün renkli kısmında (iris) renk değişikliği
    • Gözde bulanıklık ya da gözün ön kısmında tortu veya kan görünmesi
    • İki göz bebeğinin farklı büyüklükte olması
    • Görmede azalma, eşyalara çarpma
    Özellik
    Islak FİP
    Kuru FİP
    Sıvı birikimi
    Karında veya göğüste sıvı toplanır
    Sıvı birikmez
    İlerleme hızı
    Genellikle hızlı, günler ya da haftalar içinde belirginleşir
    Genellikle yavaş ve sinsi, haftalar ya da aylar sürebilir
    Öne çıkan belirtiler
    Karın şişliği, nefes darlığı
    Uzun süren ateş, kilo kaybı, sararma, göz ve sinir sistemi belirtileri
    Tanı
    Sıvı analizi tanıya önemli katkı sağlar
    Organ tutulumu değişken olduğu için tanı daha zordur

    H2: FİP Nasıl Teşhis Edilir?

    FİP’i tek bir testle kesin olarak göstermek çoğu zaman mümkün değildir. Veteriner hekim muayene bulgularını, kan tahlillerini, görüntülemeyi ve varsa sıvı analizini birlikte değerlendirir. Tanıya genellikle bu bulguların birbirini desteklemesiyle ulaşılır.

    Muayene ve Kan Tahlilleri

    Teşhis süreci ayrıntılı bir muayeneyle başlar. Hekim ateşi ölçer, karnı elle kontrol eder, lenf düğümlerini ve böbrekleri değerlendirir. Gözlere ve sinir sistemine yönelik muayene de bu aşamada yapılır.

    Ardından kan tahlilleri gelir. Hemogramda beyaz kan hücrelerinin dağılımı ve kansızlık olup olmadığı incelenir. Biyokimya tahlilinde ise kandaki protein düzeyine bakılır. FİP’li kedilerde toplam protein çoğunlukla yüksektir, çünkü globulin artarken albümin düşer. Karaciğer etkilendiyse bilirubin de yükselebilir.

    Albümin/Globulin (A/G) Oranı Ne Anlatır?

    Albümin/globulin oranı, FİP şüphesinde en çok başvurulan kan değerlerinden biridir. Oranın düşük olması FİP ihtimalini artırır, yüksek olması ise ihtimali belirgin şekilde azaltır. Uluslararası ABCD FİP kılavuzuna göre oran 0,4’ün altındaysa FİP olasılığı yüksektir, 0,8’in üzerindeyse FİP pek olası değildir. İkisinin arasındaki değerler tek başına yorum yapmaya yetmez.

    A/G oranı bir tanı değil, bir yön göstericidir. Düşük bir oran başka iltihabi hastalıklarda da görülebilir. Bu yüzden sonuç her zaman diğer bulgularla birlikte değerlendirilir.

    Ultrason ve Sıvı Analizi

    Ultrason, karında ya da göğüste sıvı olup olmadığını, lenf düğümlerinin, böbreklerin ve bağırsakların durumunu gösterir. Kuru formda organlardaki değişiklikler çoğu zaman ultrasonla fark edilir.

    Sıvı varsa, hekim bu sıvıdan örnek alır. FİP’te sıvı genellikle sarımsı, koyu kıvamlı ve yapışkandır, protein oranı yüksektir. Klinikte yapılan Rivalta testi sıvının özelliği hakkında hızlı bir fikir verir. Testin negatif çıkması FİP olasılığını önemli ölçüde azaltır, ancak FİP’i tek başına kesin olarak dışlamaz. Pozitif sonuç ise tanıyı destekler ama tek başına yeterli değildir. Her iki durumda da sonuç, diğer klinik ve laboratuvar bulgularıyla birlikte değerlendirilir.

    Laboratuvara Gönderilen Testler

    Tanıyı netleştirmek gerektiğinde, alınan sıvı ya da doku örneği PCR gibi ileri testler için laboratuvara gönderilir. PCR, örnekte koronavirüsün genetik materyalini arar. Bu testler özellikle kuru formda, tablonun belirsiz kaldığı durumlarda önem kazanır.

    Hatırlatmakta fayda var: kanda koronavirüs antikoru bulunması tek başına FİP anlamına gelmez. Bu konuyu [FİP nedir?] bölümünde açıkladık.

    FİP ile Karışabilecek Hastalıklar

    Hastalık
    FİP ile benzeyen belirtiler
    Ayırt etmeye yardımcı olan
    FeLV ve FIV (kedi lösemi ve bağışıklık yetmezliği virüsleri)
    Ateş, kilo kaybı, halsizlik
    Klinikte uygulanan hızlı test kitleri
    Ateş, iştahsızlık, halsizlik, genç yaş
    Şiddetli kusma ve ishal, beyaz kan hücrelerinde belirgin düşüş
    Ateş, soluk diş etleri, halsizlik
    Kan yayması ve parazite yönelik testler
    Göğüs boşluğunda iltihap (piyotoraks)
    Göğüste sıvı, nefes darlığı
    Sıvının bulanık, irinli ve çoğunlukla kötü kokulu olması
    Kalp yetmezliği
    Göğüste veya karında sıvı, nefes darlığı
    Kalp ultrasonu, sıvının protein oranının düşük olması
    Lenfoma
    Kilo kaybı, sıvı birikimi, organ büyümesi
    Hücre incelemesi (sitoloji) ya da biyopsi

    Pet Sahibine Not:
    Muayeneye gelirken şu bilgileri hazırlamanız teşhis sürecini hızlandırır: ateşin ya da iştahsızlığın ne zaman başladığı, son haftalardaki kilo değişimi, kedinizin kullandığı ilaçlar ve varsa daha önce yapılmış tahlil sonuçları.

    Kliniğimizde muayene ve kan tahlilleri aynı gün yapılır. Biyokimya, hemogram, A/G oranı, ultrason, Rivalta testi ve karın sıvısından örnek alma işlemleri klinik içinde gerçekleştirilir. Tanı süreci dahiliye muayenesi  kapsamında yürütülür. FİP şüphesiyle en kısa sürede muayene planlamak için bize ulaşın.

    FİP Tedavi Edilebilir mi?

    Kedilerde FİP antiviral tedavi protokolü ve 84 günlük (12 hafta) iyileşme takvimi

    Evet. Uzun yıllar ölümcül kabul edilen FİP, bugün antiviral ilaçlarla birçok kedide tedavi edilebiliyor. İnternette FİP’in tedavisi olmadığını yazan kaynaklarla karşılaşabilirsiniz. Bu bilgi, etkili antivirallerin kullanıma girmesinden önceki döneme aittir. O dönemde tedavi yalnızca belirtileri hafifletmeye yönelikti.

    Kliniğimizde FİP tedavisini, kedinizin durumuna göre GS-441524 veya diğer etkili antiviral ilaçlarla planlıyor ve düzenli kontrollerle takip ediyoruz.

    GS-441524 Nedir?

    GS-441524, koronavirüsün kedinin hücrelerinde çoğalmasını engelleyen antiviral bir moleküldür. Son yıllarda yapılan çalışmalarda FİP’li kedilerin büyük kısmında etkili olduğu gösterildi. İnsan tıbbında kullanılan remdesivir adlı ilaç da vücutta bu moleküle dönüşerek etki eder.

    Hangi ilacın, hangi yolla ve ne kadar süreyle kullanılacağına kedinin formu, genel durumu ve tahlil sonuçları değerlendirilerek hekim karar verir.

    Pet Sahibine Not:
    FİP ilacını internet üzerinden ya da tanıdık aracılığıyla kendi başınıza temin etmeyin. Bu yollarla satılan ürünlerin içeriği, etken madde miktarı ve saflığı belirsiz olabilir. Yetersiz ya da yanlış bir ürün, tedavinin başarısız olmasına ve hastalığın geri dönmesine yol açabilir. FİP tedavisi mutlaka veteriner hekim kontrolünde yürütülmelidir.

    FİP Tedavisi Ne Kadar Sürer?

    Kliniğimizde FİP tedavisi genellikle 84 gün sürer. Kesin süreyi, kedinizin tedaviye verdiği yanıta göre hekiminiz belirler.

    Kediniz birkaç hafta içinde iyileşmiş görünse bile tedaviyi erken bırakmamanız çok önemlidir. Dışarıdan sağlıklı görünen bir kedide virüs vücutta varlığını sürdürüyor olabilir. Tedavinin yarıda kesilmesi, hastalığın geri dönmesine yol açabilir.

    Islak, Kuru ve Nörolojik FİP’te Tedavi Farklı mı?

    Tüm formlarda aynı antiviral yaklaşım kullanılır, ama tedavi her form için ayrı planlanır. Islak formda karında ya da göğüste biriken sıvı kedinin nefes almasını zorlaştırıyorsa, sıvı klinikte boşaltılır. Sinir sistemi ya da gözler etkilendiğinde ise hekim tedaviyi bu tutulumu dikkate alarak planlar. Bu formlarda iyileşme süreci genellikle daha uzun ve zorludur.

    Antiviral tedaviye ek olarak, kedinin durumuna göre sıvı desteği ve beslenme desteği de verilebilir. İştahı kesilmiş bir kedinin yeniden yemeye başlaması, iyileşmenin en önemli işaretlerinden biridir.

    Tedavi Sürecinde Nasıl Takip Ediyoruz?

    Tedavinin ilk günleri kritiktir. Bu dönemde kedinizin durumunu yakından, gerektiğinde her gün takip ediyoruz. Birçok kedide ilk günlerde ateş düşer ve iştah açılmaya başlar.

    Tedavi boyunca düzenli aralıklarla kontrol muayenesi ve kan tahlili yapılır. Kilo, ateş, iştah ve A/G oranı gibi değerler, tedavinin işe yarayıp yaramadığını gösterir. Hekim gerekirse tedaviyi bu sonuçlara göre yeniden düzenler.

    Tedavi bittikten sonra da kontroller devam eder. Hastalığın geri dönüp dönmediğini izlemek için bu takip dönemi en az tedavi kadar önemlidir.

    Evde Sizin Rolünüz

    FİP tedavisi, hekimin ve hasta sahibinin birlikte yürüttüğü bir süreçtir. Tedaviyi aksatmadan sürdürmek, kontrol randevularına gelmek ve kedinizdeki değişiklikleri not etmek sonucu doğrudan etkiler. Kliniğimizde başarıya ulaşan vakaların ortak noktası, hasta sahiplerinin bu süreçteki özverisi oldu.

    Kedinize FİP tanısı konduysa ya da FİP’ten şüpheleniyorsanız, tedavi sürecini planlamak için bizi arayın.

    FİP’li Kedi Ne Kadar Yaşar?

    Bu sorunun cevabı iki şeye bağlıdır: kedinin tedavi alıp almadığına ve FİP’in hangi formda seyrettiğine. Antiviral tedavinin yaygınlaşmasıyla FİP’li kedilerin yaşam beklentisi tamamen değişti.

    Tedavi Edilmeyen FİP’te Yaşam Süresi

    Tedavi edilmeyen FİP hemen her zaman ölümle sonuçlanır. Islak formda belirtiler başladıktan sonra süreç genellikle birkaç gün ile birkaç hafta arasında ilerler. Kuru formda hastalık daha yavaş seyreder ve bu süre birkaç haftadan birkaç aya uzayabilir.

    Tedavi Gören Kedilerde Durum

    Antiviral tedavi alan kedilerin büyük kısmında hastalık tamamen geriler. Hekimler buna remisyon der. Tedavisini başarıyla tamamlayan kediler, çoğunlukla normal bir yaşam sürmeye devam eder.

    Tedavi bittikten sonra hastalığın geri dönme ihtimali düşük de olsa vardır. Bu yüzden tedavi sonrası kontroller, iyileşmenin kalıcı olduğunu doğrulamak için gereklidir.

    Islak FİP İyileşir mi?

    Islak form tedavi edilmediğinde en hızlı ilerleyen formdur. Ama tedaviye de en hızlı yanıt veren form odur. Tedavinin ilk haftalarında karındaki ya da göğüsteki sıvı genellikle azalmaya başlar, kedinin iştahı ve enerjisi geri döner.

    Kuru ve Nörolojik FİP İyileşir mi?

    Kuru form da tedavi edilebilir, ama süreç daha zorludur ve yanıt daha yavaş gelir. Sinir sistemi etkilendiğinde, tedavi başarılı olsa bile hafif denge sorunu gibi bazı bulgular kalıcı olabilir. Hekiminiz bu bulguların kedinizin günlük yaşamını nasıl etkileyeceğini sizinle birlikte değerlendirir.

    Klinik Gözlemimiz:Kliniğimizde tedavi ettiğimiz vakalarda ıslak FİP’in kuru FİP’e göre tedaviye daha hızlı yanıt verdiğini görüyoruz. Kuru formda süreç daha zorlu ilerliyor. Sinir sistemi etkilenen bazı kedilerde, tedaviden sonra da nörolojik bulgular kalabiliyor.

    Tedavi Sürecinde Hangi İşaretler Endişe Vericidir?

    Tedavi sürecinde aşağıdaki durumlardan birini fark ederseniz hekiminizi beklemeden arayın:

    • Nefes almanın giderek zorlaşması
    • Kedinin yemeyi tamamen bırakması
    • Vücudun, özellikle kulakların ve patilerin soğuması
    • Kedinin kendini saklaması, dokunulmak istememesi
    • Nöbetlerin başlaması ya da sıklaşması
    • Göz akındaki ya da diş etlerindeki sararmanın artması

    Bu işaretler her zaman tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez. Çoğu zaman tedavinin yeniden düzenlenmesi gerekir. Bazı durumlarda ise kedinizin yaşam kalitesini hekiminizle birlikte değerlendirip zor kararlar vermeniz gerekebilir. Bu süreçte yalnız değilsiniz, her adımda yanınızdayız.

    Evde Başka Kedi Varsa Ne Yapmalısınız?

    Çok kedili evlerde FİP yönetimi, kum kabı matematiği ve hijyen düzeni mimarisi

    Kedilerinizden birine FİP tanısı konduğunda ilk endişeniz büyük ihtimalle diğer kedileriniz olur. Aynı evi paylaşan kediler büyük olasılıkla koronavirüsle zaten karşılaşmıştır, ama bu onların da FİP olacağı anlamına gelmez. Virüsle karşılaşan kedilerin çok büyük kısmında FİP gelişmez.

    Hasta kediyi diğerlerinden ayırmak, FİP’in yayılmasını önlemek için gerekli değildir. Yine de tedavi sürecindeki kedinin sakin bir köşede dinlenebilmesi iyileşmesine yardımcı olur.

    Kum Kabı ve Hijyen

    Koronavirüs kediler arasında en çok kum kabı yoluyla dolaşır. Bu yüzden alınacak önlemlerin büyük kısmı kum kabı düzeniyle ilgilidir.

    • Her kedi için ayrı bir kum kabı bulundurun, mümkünse bir tane de fazladan ekleyin.
    • Kum kaplarını her gün temizleyin, düzenli aralıklarla tamamen boşaltıp yıkayın.
    • Kum kaplarını mama ve su kaplarından uzak bir yere koyun.
    • Kum kabını temizlerken eldiven kullanın, sonrasında ellerinizi yıkayın.

    Koronavirüs, evde kullanılan standart temizlik ve dezenfeksiyon ürünleriyle kolayca etkisiz hale gelir. Ancak ortamda bir süre canlı kalabildiği için düzenli temizlik önemlidir.

    Diğer Kedilerinizi Nasıl İzlemelisiniz?

    Diğer kedilerinizde [FİP’in ilk belirtilerinden] herhangi birini fark ederseniz, özellikle iştah kaybı, düşmeyen ateş ya da kilo kaybı görürseniz, muayene için beklemeyin. Yavru kediler ve iki yaşından küçük kediler bu dönemde daha dikkatli izlenmelidir.

    Sağlıklı görünen kedilere koronavirüs antikor testi yapmak genellikle bir fayda sağlamaz. Test pozitif çıksa bile kedinin FİP olacağını göstermez, sadece gereksiz endişeye yol açar.

    Stresi Azaltın

    Stres, FİP’in ortaya çıkmasında rol oynayan etkenlerden biridir. Evdeki düzeni mümkün olduğunca sabit tutmak diğer kedilerinizi korumanın en kolay yollarından biridir.

    • Mama ve su kaplarını kediler arasında paylaştırmayın, ayrı beslenme alanları oluşturun.
    • Kedilerin saklanabileceği ve yüksek yerlere çıkabileceği alanlar sağlayın.
    • Bu dönemde eve yeni bir kedi getirmeyin, taşınma gibi büyük değişiklikleri erteleyin.

    Yeni Bir Kedi Sahiplenmeyi Düşünüyorsanız

    FİP nedeniyle kedinizi kaybettiyseniz ve evde başka kedi yoksa, yeni bir kedi getirmeden önce evin iyice temizlenmesi ve bir süre beklenmesi önerilir. Ne kadar beklemeniz gerektiğini hekiminizle konuşun. Evde başka kediler varsa, yeni kedi hem onlar hem de kendisi için stres kaynağı olabilir. Bu kararı vermeden önce de hekiminize danışın.

    Aşılar FİP’e Karşı Korur mu?

    Rutin aşılar FİP’e karşı koruma sağlamaz. Ama kedinizi diğer bulaşıcı hastalıklardan koruyarak genel sağlığını destekler. Kedilerinizin [aşı takvimini] aksatmamanız, özellikle karma aşı başta olmak üzere rutin aşılarını zamanında yaptırmanız önemlidir. FİP’e özel aşı konusunu Sıkça Sorulan Sorular bölümünde ele aldık.

    Evdeki diğer kedilerinizin genel kontrolünü planlamak isterseniz bizimle iletişime geçin.

    FİP Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

    Yurt dışında burun yoluyla uygulanan bir FİP aşısı bulunuyor, ancak koruyuculuğu sınırlı ve tartışmalı. Uluslararası aşılama kılavuzları bu aşının rutin kullanımını önermiyor, ülkemizde de rutin aşı programlarında yer almıyor. FİP'ten korunmanın en etkili yolu kum kabı hijyeni ve stres yönetimidir.

    Hayır. Ateşin düşmesi ve iştahın açılması tedavinin işe yaradığını gösterir, ama virüsün vücuttan tamamen temizlendiği anlamına gelmez. Tedaviyi hekiminizin belirlediği süre dolmadan bırakmak, hastalığın geri dönmesine yol açabilir. Kliniğimizde tedavi genellikle 84 gün sürer.

    Tedavisini başarıyla tamamlayan kedilerin çoğunda hastalık geri dönmez. Yine de geri dönüş ihtimali düşük de olsa vardır. Bu yüzden tedavi sonrasında da belirli aralıklarla kontrol muayenesi ve kan tahlili yapılır. Kedinizde ateş, iştahsızlık ya da kilo kaybı yeniden başlarsa hekiminize haber verin.

    FİP en sık iki yaşından küçük kedilerde görülür. Yavru kedilerde en erken işaret çoğu zaman kilo alamama ya da büyümenin durmasıdır. Buna düşmeyen ateş, iştahsızlık ve halsizlik eşlik edebilir. Karnı büyürken sırtı incelen bir yavru kedi mutlaka muayene edilmelidir.

    Hayır. Pozitif bir koronavirüs antikor testi, kedinizin bu virüsle karşılaştığını gösterir, FİP olduğunu göstermez. Özellikle çok kedili ortamlarda yaşayan kedilerin önemli bir kısmında bu test pozitif çıkar. Kedinizde belirti yoksa endişelenmenize gerek yok. Belirti varsa muayene gerekir.

    Kedinizin sakin, sıcak ve kolay ulaşabileceği bir alanda dinlenmesini sağlayın. Su ve mama kaplarını yakınına koyun, iştahını ve kilosunu not edin. İlaç saatlerini aksatmayın, kontrol randevularını kaçırmayın. İştahta azalma, nefes darlığı ya da davranış değişikliği fark ederseniz hekiminizi arayın.

    Kedinizde FİP Şüphesi Varsa

    Kedilerde FİP ile mücadelede 3 altın kural: Evde gözlem, klinik teşhis ve eksiksiz tedavi

    FİP artık çaresiz bir hastalık değil. Erken teşhis ve doğru planlanmış bir tedaviyle birçok kedi sağlığına kavuşuyor.

    Kedinizde bu yazıda anlattığımız belirtilerden birini fark ettiyseniz, beklemeden Petopia Çekmeköy Veteriner Kliniği’ni arayın. Muayene ve kan tahlillerini aynı gün yapıyor, tanıdan tedavinin sonuna kadar süreci sizinle birlikte yürütüyoruz.

    👨‍⚕️ İçerik Yazarı
    Hasan Hüseyin Demir Veteriner Hekim

    Afyon Kocatepe Üniversitesi Veteriner Fakültesi mezunudur. Küçük hayvan sağlığı ve koruyucu veteriner hekimlik alanında çalışmaktadır. Petopia Veteriner Klinikleri bünyesinde, kedi ve köpek sağlığı, aşılama programları ve koruyucu veteriner uygulamaları üzerine klinik çalışmalar yürütmektedir.

    Yazı yorumlara kapalı

    Petopia Ailesine Katılın! Evcil Hayvan Bakımı ve Sağlığı İpuçlarını Kaçırmayın! ?